|
FIKRALAR
BAHŞİŞ
Çıplaklar kampında balo verilmektedir.
Piyanist hafif müzik çalarken, bir garson da piyanistin içkisini tazelemektedir. Vakit ilerledikçe millet coşmakta, fakat garson gitgide bitkinleşmekte, yürürken tökezlemektedir. Bir ara piyanonun yanına içki tazelemeye geldiğinde, piyanist sorar:
- Neyin var senin yahu? Yürüyüşün bile değişti?
Garson:
- Merak etmeyin, bir şeyim yok. Ama zor durumdayım.
- Hayrola?
- Beyim çıplaklar kampında, size de bu kadar bahşiş verilse siz ne yapardınız?
|
|
AÇLIK
Bir gün uçakta İngiliz Alman ve Temel bulunuyormuş. Bu üç kişi o kadar açmış ki yere indiklerinde ne bulursa onu yiyeceklermiş.
İngiliz atlamış sabun fabrikasından sabunları alman yaği fabrikasından yağları temel de kurşun fabrikasından kurşunları yemiş.
Karıları derede çamaşır yıkarken sohbet ediyorlarmış.İngiliz kocasını öğermişçesine: benim kocam bi ossiri sabun yapi sabun fabrikası açtık demiş.
Almanın karısı benim kocam bi ossiri yağ yapir demiş.
Temelin karısıda: hey hey karılar benim kocam bi ossiri taaaaaaaa dağdaki domuzi vuri demiş.
|
|
|
FIKRALAR
PASAPORT
Genç kız adama:
- Pasaportun yanında mı?
- Gecenin bu saatinde aklına böyle bir soru nereden geldi?
- Şekerim, sınırı aşmaya başladın da...
|
|
KARIŞIK
Mehmet Bey köpeğinin tasmasından tutmuş yolda giderken, hoşlanmadığı bir komşusuyla karşılaştı. Komşu sordu:
- Bu eşekle nereye gidiyorsun?
- Yahu bu köpek be, diye tersledi Mehmet Bey. Köpekle eşeği birbirinden ayıramıyor musun?
Komşu aldırışsız:
- Ben köpekle konuşuyorum. Sen ne diye söze karışıyorsun?
BALO
Delikanlı, genç kıza yaklaştı:
- Dün gece baloda...
- Evet... Bana bir şeyler fısıldamıştınız.
- "Benimle evlenir misiniz?" demiştim. Siz ne demiştiniz, orasını hatırlamıyorum.
- Bilmem ki. Birine "Evet", birine "Hayır" demiştim ama, siz hangisiydiniz acaba?
|
|